Muhasebe Öğretmenleri

Muhasebe Kaynak Sitesi

Pzt11242014

Last update04:25:37 AM

Rapor Yazma







 RAPOR YAZMA

2.1. Araştırmanın Kısımları

Bilimsel araştırma çabasının son halkası yapılan araştırma sonucu elde edilen bulguların bir rapor haline getirilmesidir. Bu aşama araştırma süreci içerisinde elde edilen bilgilerin başkalarıyla paylaşılacak düzeye getirilmesi ve bu amaçla uygun biçimlendirmenin yapılabilmesini içerir. Bu nedenle incelemelerin uygun şekilde rapor haline getirilebilmesi için bir takım ortak kurallar oluşturulmuştur. Yapılan incelemenin başkaları tarafından anlaşılabilmesi ve değerlendirilebilmesi için araştırmaların belirlenen bu kurallara uygun olarak raporlaştırılması gerekir.

 

Özet

 

Araştırma hakkında genel bilgilerin, amacının, kullanılan yöntemlerin ve elde edilen bulguların kısa ve genel bir biçimde tanıtıldığı bölümdür. Bu bölüm genelde uzun tutulmaz. Özet bölümü yazılırken araştırmanın önemli noktaları ön plana çıkarılır. Okuyan kişi bu bölüm sayesinde tüm rapor içerisinde neleri bulabileceğine dair genel fikirler edinir. Bazı araştırmalara özetin yabancı dile çevrilmiş şeklide eklenir.

 

 

 

Anahtar Kelimeler

 

Bazı raporlar belli kuruluşlar ya da kütüphaneler tarafından saklanır. Bu raporların içeriklerini görmek isteyen, çalışmaların temel konularını taramak isteyen kişi ya da araştırmacıların aradıkları konularla ilgili çalışmalara ulaşmalarını kolaylaştırmak amacıyla raporda kullanılan esas kavramlar anahtar kelimeler bölümüne yazılır.

 

 

 

Önsöz

 

Bu bölüm her rapor yazımında oluşturulması zorunlu bir bölüm değildir. Çalışmanın hazırlanış ortamı karşılaşılan güçlükler çalışmada emeği geçen kişiler varsa eksik ya da sınırlı kalan konular bu bölümde belirtilir. Çalışmanın oluşumunda katkısı olan kişi ya da kuruluşlara bu bölümde teşekkür edilir.

 

 

 

İçindekiler

 

Rapor içeriğinin bir sıra dahilinde ve sayfa numaralarına göre yer aldığı konu başlıkları ve alt başlıkların bir sıra ve düzen içerisinde gösterildiği kısımdır.

 

 

 

Kısaltmalar

 

Eğer yazar genellikle herkes tarafından bilinenlerin dışında kısaltmalar yapmışsa bunları bir liste halinde araştırmanın ön kısmında gösterebilir. Kısaltmalar listesi alfabetik sıraya göre oluşturulur. Yalnız unutulmaması gereken nokta, kısaltmalar listesi oluşturulmuş olsa bile metin içersisinde kısaltmayla ifade edilen kelimeler ilk kez kullanıldıkları yerde uzun şekliyle yazılır. Daha sonra kısaltılmış biçimi kullanılır.

 

 

 

Metin kısmı

 

Araştırmanın yer aldığı bölümdür. Raporda ifade edilecek bulgular bu bölümde aktarılır. Metin kısmı girişle başlar ve sonuçla biter. Raporda açıklanmak istenen fikirler bölüm ya da bölümler halinde sunulur.

 

Giriş; araştırmanın metin kısmının başlangıcıdır. Girişte araştırmanın çözümlemeye çalıştığı soru ya da sorunlar açıklanır. Raporun hangi bölümlerden oluştuğu, bölümlerde nelerin ele alındığı gibi konular girişte işlenir.

 

Bölümler; raporun ana gövdesidir. Raporu hazırlayan kişinin anlatmak, açıklamak, ispatlamak istediği görüşlerini ifade ettiği metin kısmıdır. Bölümlerin içeriği ve sayısı araştırmaya göre değişir. Her bölüm raporun vermek istediği ana düşünceyi desteklemelidir. Bölümler bazen alt bölümlere de ayrılabilir. Bölümlendirmede rakam ya da harf gibi semboller kullanılır. Bazı kısa çalışmalarda ise alt bölümler bulunmayabilir.

 

Sonuç; inceleme sayesinde elde edilen bulguların net bir şekilde anlatıldığı ya da varsa hipotezlerin ispatlandığı kısımdır. Bu kısımda çözülen sorun ya da sorunlar, üretilen bilgiler, geliştirilen yöntemler veya elde edilen faydalar kısa ve net bir biçimde dile getirilir.

 

 

 

Son kısım

 

Ekler; metinde verilmesi araştırmanın bütünlüğü ya da akıcılığı açısından sakıncalı olan ama incelemeyi destekleyecek bulgular metin sonunda ek olarak konulabilir. Eklerde uzun, ayrıntılı tablolar, anket formları, çizelgeler, belgeler, uzun alıntılar vb. verilebilir.

 

 

 

2.2. Kaynak ve Dipnot Gösterme Kuralları

 

Rapor içerisinde kullanılan farklı kaynaklardan edinilen bilgilerin nereden alındığının gösterilmesi gerekir. Raporda farklı bir kaynaktan alınan ve olduğu gibi kullanılan cümlelerin ya da rapor hazırlayan kişinin faydalandığı düşüncelerin hangi kaynaklardan elde edildiği gösterilmelidir. Rapor yazarken kaynak gösterilmesi; savunulan görüşlerin doğruluğunu desteklemeyi, araştırmacının kendi katkısının ne olduğunu belirtmeyi, sunulan bilgilerin denetimine imkân vermeyi, yeni araştırmacılara yol göstermeyi mümkün kılar.

 

 

 

Dipnotlar raporlarda üç ayrı şekilde düzenlenebilir.

 

1.Sayfa sonunda; metin içerisine dipnot numarası konulur ve aynı sayfanın alt kısmına yararlanılan kaynakla ilgili açıklamalar yazılır.

 

2. Bölüm sonuna; metin içerisinde verilen rakamlar bölüm sonunda dipnotlar olarak toplanır ve bölüm sonlarında toplu olarak gösterilir. Eğer birden çok bölüm varsa her bölümde dip not numaralandırılması tekrar birden başlatılarak verilir ve her bölümle ilgili dipnotlar o bölümün sonuna yerleştirilir.

 

3. Rapor sonunda; Metin içerisinde kullanılan dipnotlar bir araya getirilir ve araştırmanın sonunda ayrı bir bölüm olarak düzenlenir.

 

Bu üç yöntemden en uygunu sayfa sonuna dipnot düşülmesidir. Çünkü okuyucu görmek istediği dipnotu, okumasını bozmadan kolayca görebilir. Kaynak göstermede dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Bu kurallar yararlanılan kaynağın türüne göre değişiklik gösterir. Bunları sırasıyla inceleyelim. Kitaplar: Eğer kaynak olarak bir kitap gösterilecekse düzenleme şu şekilde yapılır. Yazarın Adı ve Soyadı, Kitabın Adı, Yayınlandığı Şehir, Yayın Yılı, Sayfa numarası. Örnek; Cemil Meriç, Bu Ülke, İstanbul, 1993, s. 45

 

 

 

2.3. Metin Aktarımları

 

Araştırma yazılarında bazen başka kişi veya kişilerin görüşlerine yer vermek gerekir. Araştırmacı; fikirlerini desteklemek, araştırmasını zenginleştirmek için ya da benzeri amaçlarla başka kaynaklardan alıntı yapabilir. Bir araştırmada farklı kaynaklardan iki şekilde aktarım yapılabilir. Doğrudan aktarma: Bir başka kaynakta yazılmış olan fikir veya düşüncelerin cümlelerde hiçbir değişiklik yapmadan araştırma içerisinde kullanılmasıdır.

 

 

 

2.4. Tablo Şekil ve Grafikler

 

Bazı veri ve bilgilerin sözlü anlatımı karmaşık ve zordur. Özellikle rakamlara dayalı verilerin sözlü anlatımla okuyucuya ulaştırılması büyük güçlüklere neden olabilir. Bu amaçla araştırmalarda karmaşık durumların okuyucuya daha kolay aktarılması amacıyla tablo, şekil ya da grafikler kullanılır.

 

Tablo: Bilgileri sistemli ve sıralı olarak gösterebilmek amacıyla düzenlenen çizelgelerdir. Bir raporda tablo kullanılırsa tablo başlığı ve numarası mutlaka bulunmalıdır. Eğer tablolar bir başka kaynaktan alınmışsa tablonun alındığı kaynak tablonun altında gösterilmelidir.

 

Şekiller: Araştırmayı zenginleştirmek ve anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla kullanılan figür, grafik ya da resimlerdir. Araştırmalarda bu amaçla kullanılan şekillerin altında şekil numarası ve açıklaması verilir. Eğer şekiller başka kaynaklardan alınmışsa burada kaynak gösterilir.

 

 

 

2.5. Etkili Yazma ve Yazım Kuralları

 

Bir araştırmada elde edilen bulgular ne kadar çarpıcı olursa olsun kullanılan aktarım şekli başarısızsa araştırma da başarısız olmuş demektir. Çünkü raporlaştırmada amaç bilgilerin en iyi şekilde okuyucuya aktarılmasıdır. Eğer okuyucu araştırma metninden faydalanamıyorsa yapılan araştırma sadece araştırmacı için bir şeyler ifade edebilir. Okur için bir anlam taşımaz. Bu nedenle araştırmaların aktarımında kullanılan dil ve yöntem son derece önemlidir.

 

2.5.1. De, Da Bağlacının Yazılışı

 

De, da bağlacı ayrı yazılır; ancak, kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak büyük ünlü uyumuna uyar ve da, de biçimini alır: Kızı da geldi, gelini de.

 

UYARI: Ayrı yazılan de, da hiçbir zaman te, ta şeklinde yazılmaz.

 

UYARI: Ya sözüyle birlikte kullanılan da mutlaka ayrı yazılır.( ya da)

 

UYARI: da, de bağlacını kendisinden önceki kelimeden kesme işareti ile ayırmak yanlıştır. Bu bağlacı tamamen ayrı yazmak gerekir: Ayşe de geldi (Ayşe’de geldi değil).

 

UYARI: Bulunma hâli eki olan –da, -de, -ta, -te’nin da, de bağlacı ile hiçbir ilgisi yoktur; bulunma hâli eki getirildiği kelimeye bitişik yazılır: devede kulak, evde kalmak, ayakta durmak.

 

2.5.2. Ki Bağlacının Yazılışı

 

“Ki” bağlacı ayrı yazılır: demek ki, kaldı ki, bilmem ki.

 

Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer.

 

Ancak “ki” bağlacı, birkaç örnekte kalıplaşmış olduğu için bitişik yazılır: belki, çünkü mademki, hâlbuki meğerki oysaki sanki.

 

Şüphe ve pekiştirme göreviyle kullanılan ki sözü de ayrı yazılır: Babam geldi mi ki?

 

Başbakan konuşacak mı ki?

 

-ki aitlik ekinin yazılışı

 

-ki aitlik eki ünlü uyumlarına uymaz: akşamki, yarınki, duvardaki, onunki, yoldaki.

 

Yalnız birkaç örnekte bu ek ünlü uyumlarına uyar: dünkü, öbürkü, seninki.

 

2.5.3. Mı, Mi, Mu, Mü Soru Ekinin Yazılışı

 

kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar ve mı, mi, mu, mü biçimlerini alır:

 

Kaldı mı? Sen de mi Brutus? Olur mu? İnsanlık öldü mü?

 

Soru ekine birtakım ekler de getirilebilir. Bu ekler soru ekiyle bitişik yazılır: Verecek misiniz? Okuyor muyuz? Çocuk muyum? Gelecek miydi? Ölür müsün, öldürür müsün?

 

Bu ek sorudan başka görevlerde kullanıldığı zaman da ayrı yazılır: Güzel mi güzel!

 

Yağmur yağdı mı dışarı çıkamayız.

 

 

 

2.6. Noktalama İşaretleri

 

Nokta (.)

 

1. Cümle sonlarında kullanılır. Belli bir duraklama yapılacağını gösterir.

 

2. Şiir, kitap, gazete, dergi, yazı başlıklarından sonra nokta kullanılmaz. Bölüm başlıklarından sonra da kullanılmaz. Büyük Nutuk, Gün Eksilmesin Penceremden, Giriş, V. Bölüm Başlıklardan sonra satır başı yapılmamış, söze açıklamayla devam edilmişse nokta kullanılır.

 

3. Kurum ve kuruluş isimlerinden sonra nokta kullanılmaz.

 

4. Sık geçen kısaltmalarda nokta kullanılır. (Prof., Dr.) Ancak kimi kısaltmalarda nokta kullanılmaz: TBMM, AET, NATO, TDK, cm, kg

 

5. Sıra bildirmek için sayılardan sonra konur. II. Mehmet III. Selim 5. Cadde XX. yüzyıl

 

6. Tarihleri yazmada gün, ay ve yılı ayırmak için aralarına konur. 1.3.1967. Tarihlerde ay adları yazıyla olursa ay adlarından önce ve sonra nokta kullanılmaz. 23 Nisan 1920

 

7. 7. Saat ve dakikaları ayırmak için kullanılır. Okul saat 8.30'da başlar.

 

8. Kelimelerin bir veya birkaç harfi alınarak yapılan kısaltmalarda kullanılır. Psikol. sos. snt.

 

9. 9- Sıra göstermek için satır başlarına konan harflerden ve sayılardan sonra kullanılır. a, b. 1.1. A. B.

 

10. 10-Üçlü gruplara ayrılarak yazılan büyük sayılarda gruplar arasına konur. 8.375.562, 27.870.197.

 

 

 

Virgül (,)

 

1. Yazıda arka arkaya gelen eş görevli kelimeler arasına konur. Ali, Mahmut ve Veli samimi arkadaştırlar.

 

2. Eş görevli cümleler arasına konur. Hızla içeri girdi, çantasını aldı.

 

3. Cümle içindeki ara sözleri ayırmak için kullanılır. Bütün okullar, İstanbul Lisesi hariç, eylül sonunda açılıyor.

 

4. Cümle içinde özel olarak vurgu yapılması gereken kelimeden sonra kullanılır. Böylece, her istediğini almış oldu.

 

5. Sayılarda ondalık bölümleri ayırmak için kullanılır. 45,9 999,9 13,5 587,3

 

6. Çok uzun cümlelerde özneden sonra kullanılır.

 

7. Tekrarlanan kelimeler arasına konur. Akşam, yine akşam. A.Haşim. Ancak, ikilemelerde kelimeler arasına virgül konmaz. Akşam akşam, bata çıka.

 

8. Hitap kelimelerinden sonra konur. Sayın Başkan, Sevgili kardeşim,

 

9. Ve veya bağlaçlarından önce ve sonra virgül kullanılmaz

 

10. Bir düşünceyi kabul veya kabul etmeme sözlerinden sonra kullanılır. Hayır, sizin gibi düşünmüyorum. Evet, sizi dinliyorum.

 

11. Yazışmalarda yer isimlerini tarihlerden ayırmak için kullanılır. Beşiktaş, 9 Aralık 1986, Ankara, 3 Mayıs 1960.

 

12. 12-Ünlem grubu oluşturmak için cümlede ünlem gibi kullanılan kelimeden sonra konur, ünlem ise cümle sonuna alınır. Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın!

 

13. 13- Sayıların yazılışında, kesirleri ayırmak için konur. 38, 6 19,5 0,25

 

14. 14- Biyografik künyelerde yazar, eser, basım evi vb. maddelerden sonra konur.

 

 

 

Noktalı virgül ( ; )

 

1- Şekil ve anlamca bağları bulunan cümleleri ayırmak için kullanılır. At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.

 

2- Cümle içinde aynı değerde olup virgül ile ayrılmış türleri, grupları ayırmak için kullanılır. Sınıfın öğrencilerinden Ali, Hasan ve Veli 3-A sınıfına; Murat, Mehmet, Onur da 3-B sınıfına gönderildiler. Olan oldu, iş işten geçti; gelmese de olur.

 

3- Virgülle ayrılmış örnekleri farklı örneklerden ayırmak için konur. İtalya, İngiltere, Fransa; Roma, Londra, Paris.

 

 

 

İki nokta ( : )

 

1- Bir cümlenin sonunda açıklama yapılacaksa, örnek verilecekse konur. Başarmanız için bir tek şart vardır: Çalışmak. İnce sesli harflerimiz şunlardır: e, i, ü, ö.

 

2- İki noktadan sonra gelen açıklama bağımsız bir cümle ile başlıyorsa, cümlenin ilk kelimesi büyük yazılır. Annesi merak ederek sordu: Bu çalışmadan kırık mı aldın?

 

3- İki nokta işaretinden sonra örnekler sıralanacaksa ilk kelimenin birinci harfi küçük yazılır. Sınıfın hali şöyleydi: kırık iki masa, yerde sandalyeler.

 

 

 

Üç nokta (...)

 

1- Bir sebeple bitirilmemiş cümlelerin sonuna konur. Burada kırlar o kadar güzel ki...

 

2- Açıkça yazılması istenmeyen kişi ve yer adları yerine kullanılır. Onun A... geldiğini kimse bilmiyordu.

 

3- Kaba sayılan, yazılması istenmeyen sözlerin yerine konur. Yaptığı... kötülüğünü sonradan anladım diyordu.

 

4- Bir konuda birtakım örnekler verilirken başkalarının da bulunduğunu belirtmek için kullanılır. Bu gezide her öğrenci bir yemek getirmişti: köfte, dolma, helva...

 

5- Alıntılarda; başta ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümlerin yerine konur. ...Türkçenin çekilmediği yerler vatandır, ancak çekildiği yerler vatanlıktan çıkar... Yahya Kemal

 

 

 

Soru işareti (?)

 

1- Soru bildiren cümlelerin sonuna konur. Nereden geliyorsunuz?'

 

2- Soru bildiren kelimelerden sonra da konur. Kimsin? Parola nedir? '

 

3- İçinde soru eki olduğu halde soru anlamı vermeyen cümlelerde bu işaret kullanılmaz. Buradan bir çıktım mı doğru sendeyim. Buldum mu kaçırmam.

 

4- Bazı kelimeler ve cümlelerde soru bildiren kelime olmadığı halde soru anlamı vardır.

 

O zaman kullanılır. Adınız? Doğduğunuz yer?

 

5- Bir söze inanılmadığını, sözün şüphe ile karşılandığını bildirmek için sözden sonra veya cümle sonunda soru işareti parantez içinde konur. Öğrenci çok çalıştığını(?) söylüyordu. Çok yoruldum de-' di(?).

 

6- Bilinmeyen yer, tarih vb. durumlar için kullanılır. Yunus Emre (1240?-1320), (Doğum yeri: ?)

 


Ünlem işareti (!)

 

1- Sevinç, acı, korku, hayret, nefret, bunalma duygularını anlatan cümlelerin sonuna konur.

 

Ne mutlu Türküm diyene! - Atatürk. Hey, baksanıza! Dur yolcu! Aferin! Alçak! Zalim! Öf! Çok karışmasana be!

 

2- Ünlem niteliğinde yapılan seslenmelerden sonra da ünlem işareti konur. Arkadaş! Simitçi!

 

3- Söylevlerde kullanılır. Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!

 

4- Ünlem işareti parantez içinde bir kelimeden veya cümleden sonra kullanılırsa, küçümseme, alay, dikkat çekme anlamı verir. Gençliğinde büyük bir atıcı olduğunu söyledi (!). Fizik sınavının birincisi (!) olduğunu söylüyordu.

 

 

 

Çizgi (-)

 

1- Konuşmaları göstermek için kullanılır.

 

- Kimsin?

 

- Parola nedir?

 

2- Karşılıklı konuşma şeklinde olmayan sözler de konuşma çizgisi ile verilebilir.

 

Öğretmeninin yanına sokuldu.

 

- Bana izin veriniz gideceğim, dedi.

 

 

 

Birleştirme Çizgisi (-)

 

1- Satır sonuna sığmayan kelimeleri birleştirmek için kullanılır.

 

(Sana dar gelmeyecek mak-beri kimler kazsın. M. Akif)

 

2- Cümle içinde ara sözleri belli etmek için kullanılır.

 

Bunu anlatmamdaki maksat -açıklamak gereksiz ya- sizi uyarmaktır.

 

3- Eski Arapça ve Farsça sözlerde kök ve ekleri ayırmak için kullanılır.

 

Kelam-ı kibar Servet-i Fünün, Cemiyet-i Akvam, Ateş-perest

 

4- Kelimeler arasında "-den... a, ve, ile, arasında" anlamları-nı vermek üzere kullanılır.

 

Türk-Alman işbirliği, Türkçe-ingilizce sözlük

 

5- İki veya daha fazla özel kişi ve yer adı arasına konur. (İstanbul-Ankara yolu, Koç-

 

Sabancı anlaşmazlığı)

 

 

 

Tırnak işareti (" ")

 

1- Bir yazıda başkasından söz alınıp kullanılacaksa olduğu gibi aktarılan başkasının

 

sözünün başına ve sonuna konur.

 

Atatürk, "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" sözünü bizzat söylemiştir.

 

2- Söylendiği şekilde yazıya aktarılmayan kişilerin sözleri tırnak içine alınmaz.

 

Atatürk Türk olmanın mutluluğunu belirtmiştir.

 

3- Cümle içinde özellikle belirtilmek istenen sözler tırnak içine alınır.

 

Çok kullandığımız "bay" kelimesi aslında zengin demektir.

 

4- Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem) tırnak içinde kalır. "İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!" diyorlar. Yahya Kemal Beyatlı

 

5- Parça içinde geçen edebî eser isimleri, bilimsel yayınların isimleri de özellikle birkaç kelimeden oluşuyorlarsa tırnak içinde gösterilir. "Çalıkuşu" "Babanız Atatürk" "Otuz Beş Yaş"

 

 

 

Parantez ( )

 

1- Cümle içinde açıklayıcı bilgiler verilecekse kullanılır.

 

O kitabın çıkış tarihinde (1968) sen okuma yazma bilmiyordun.

 

2- Cümle içinde kullanılan ara sözlerin veya cümlelerin başına sonuna konur. Bugünkü medeniyet yolunda ilerleyişimiz (Daha önceki Müslüman Türk medeniyetleri düşünülürse) pek de büyük bir ilerleme olmasa gerek.

 

 

 

Kesme işareti (')

 

1- Özel isimlere getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. Ali'den, Asya'da, Atatürk'üm, Türk'e, Venüs'ü

 

Ancak kurum ve kuruluş adlarından sonra kesme işareti kullanılmaz.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumuna.

 

Ayrıca kişi adlarından sonra kullanılan unvanlara gelen ekler de ayrılmaz.

 

Sevinç Hanıma, Ender Beyden, Ali Efendinin.

 

2- Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. TBMM'nin ABD'nin

 

3- Sayılardan sonra getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. Cumhuriyet 1923'te ilan edildi.

 

4- Bir harf veya ekten sonra gelen ekleri ayırmak için kullanılır.

 

5- Metre (m), litre (l), kilometre (km) şeklindeki kısaltmalardan sonra kesme işareti kullanılır.

 

Ankara-İstanbul yolunun 300 km'lik kısmının yapımı bitmişti.

 

6- Basım sırasında bazı harfler değişik şekilde dizilse bile (italik, çok belirgin siyah) kesme işareti yine de kullanılır. Faruk Nafiz'in Han Duvarları'nı okudunuz mu?

 

7- Gazete ve dergi başlıklarına ek getirilmişse kesme işareti ile ayrılır. Anayasa'yı, Resmi Gazete'de

 

8- Özel isimlerden türetilmiş kelimelerde (isim, mastar şeklinde fiil ve sıfatlarda) kesme işareti kullanılmaz. Türklük, Türkleşmek, Türkçülük, İstanbullu, Ankaralı, Araplaşmak, Romalı, Londralı, Parisli, Türkçenin, Hıristiyanlığın, Aydınlıdan.

 

9- Yabancı özel adların sonundaki çokluk ve yapım ekleri kesme işaretiyle ayrılır. Bordo'lu

 

 

 

2.7. Bitişik Yazılması Gereken Kelimeler

 

1- Birleşen iki kelimede anlam kaymasına uğrayanlar: Hanımeli (bir bitki), kadıngöbeği (bir tatlı), devetabanı (bir bitki), aslanağzı (bir çiçek).

 

2- Bileşik kelimelerin bir kısmında sesli harf düşmesi meydana gelmiş olanlar: Pazartesi (pazar ertesi), kaynana (kayın ana), niçin (ne için).

 

3- Pekiştirilmiş sıfatlar. Sapsarı, sipsivri, dümdüz.

 

4- Yapı bakımından tam olarak birleşmiş, bileşik kelime halini almış bazı kelime ve deyimler. Zıpçıktı, çıtkırıldım, dedikodu, gecekondu, külbastı.

 

5- Farsçadan alınan (hane) kelimesi ile yapılan birleşik kelimeler. Kahvehane, çayhane, yatakhane.

 

6- Dilimizde bulunan bazı kelimeler, etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile birleşirken ses fazlalaşması (Kelimeler yabancıdır, asıllarına benzer duruma gelir) meydana gelir: Affetmek, halletmek, hissetmek.

 

7- Dilimize yabancı dillerden girmiş, bugün çok kullandığımız bazı kelimeler etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile birleşirken ikinci hecedeki sesli harflerini düşürür (Asılları gibi olurlar). Emir - emretmek, nakil- nakletmek, şükür o şükretmek, sabır -sabretmek.

 

8- (a-e-ı-i-u-ü) ekleri kullanılarak yapılmış bileşik fiiller. Uyuyakalmak, bakakalmak, yapabilmek, yazıvermek, öle-yazmak.

 

9- İki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş Türkçe yer adları (İI, şehir, köy). Çanakkale, Eskişehir, Pınarbaşı

 

10- İki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş mahalle ve semt adları. Çengelköy, Beşiktaş, Yenimahalle, Sarıyer.

 

11- Dağ, tepe, akarsu, göl, deniz adları: Uludağ, Kızıldeniz, Karasu, Acıgöl, Aksu.

 

 

 

2.8. Ayrı Yazılması Gereken Kelimeler

 

1- Sıfatlarda derece göstermeye yarayan (en, daha) gibi zarflar: En güzel, daha iyi, en fazla, daha soğuk vb.

 

2- İkilemeler, (İkilemeler dilimizde çok geniş yer tutar.): Düşe kalka, gide gide, eski püskü, şıpır şıpır, kem küm, allak bullak.

 

3- İkilemelerden bazıları bugün kullanılmayan kelimelerden meydana gelir. Anlamsız gibi görünen bu kelimelerin zamanında anlamlı birer kelime olduğu bilinmektedir. Bunlar da diğer ikilemeler gibi yazılır. Ev bark, soy sop.

 

4- (m) ile yapılmış ikilemeler: Dolap molap, kapı mapı, kitap mitap.

 

5- İsim hal ekleri ile yapılan ikilemeler: iç içe, göz göze, elden ele, yıldan yıla, yan yana.

 

6- İyelik eki almış ikilemeler: Boşu boşuna, günü gününe.

 

7- İsimleri tekrarlamak şeklinde yapılan ikilemeler: Akın akın, kucak kucak, takım takım.

 

8- Sıfatların tekrarlanması ile yapılan ikilemeler: Tatlı tatlı, diri diri, ağır ağır, güzel güzel.

 

9- Kökü yabancı olup (be) getirilerek söylenen ikilemeler: Öz be öz, ay be ay.

 

10- Deyimler (Dilimizde çok sık kullanılmaktadır): Yuvasını yapmak, devede kulak, ununu elemiş eleğini asmış, çalım satmak.

 

11- (Ev, yurt) kelimeleri ile kurulan bileşik kelimeler. Radyo evi, sağlık yurdu, öğrenci yurdu, aş evi.

 

12- Ardı sıra, peşi sıra, önü sıra, yanı sıra gibi sözler.

 

13- İki kelimeyi birleştirip bir bileşik kelime yapıldığında her iki kelime de eski anlamını koruyorsa. Arnavut kaldırımı deniz yolu, Tatar böreği, kuru soğan, tahin helvası, tulum peyniri, çam fıstığı, badem şekeri, bağ bozumu.

 

14- İsim soylu bir kelime ile etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile yapılan bileşik fiiller. Yarış etmek, borç etmek, gelin olmak, sağ olmak, el etmek,,

 

15- Yer adlarında kullanılan Batı, Doğu, Güney, Kuzey, Aşağı, Orta, Yukarı, Küçük, Büyük, Eski, Yeni, iç ve benzeri, kelimeler. Doğu Anadolu, Batı Trakya, Orta Anadolu, Kuzey Amerika, Kuzeydoğu Anadolu, Uzak Doğu, İç Anadolu, Küçük Çekmece, Büyük Çamlıca, Büyük Menderes.


  



Yorumlar   

 
0 #3 RAPORDENİZ 15-03-2014 19:58
8) :-| :oops: :sad: :-? :sad: :cry: :o :-x :eek: :P :-? :-) :zzz ;-) :eek: ARKADAŞLAR BU RAPOR DEĞİL DİLEKÇE DEĞİL AKLINIZA NE GELİYORSA HEPSİ VAR :D :lol:
Alıntı
 
 
0 #2 galatasarayaleyna 16-12-2013 12:17
çok saolun
Alıntı
 
 
0 #1 vcdkbşnm 27-12-2012 19:16
:-| raporAlıntı:
jfg
Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile